Gece Evi Rpg

Gece Seni Seçti! Kaderin Gece Evi'nde Seni Bekliyor..
 
AnasayfaTakvimSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Dogu Duvari

Aşağa gitmek 
Sayfaya git : 1, 2  Sonraki
YazarMesaj
Nyx
Admin


Kayıt tarihi : 22/01/10

│Künye│
Güç Seviyesi:
100/100  (100/100)
Rütbesi: Tanrıça
Karakter Türü:

MesajKonu: Dogu Duvari   Ptsi Ocak 25, 2010 12:54 pm

Rahatlatici oldugu kadar guclu bir yer de. Burasi sizi elementleri ile sakinlestirecektir.
!!!RP IN!!!
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://gece-evi-rpg.turkforumpro.com
Senri Shiki
Vampirler
Vampirler
avatar

Kayıt tarihi : 24/01/10
Yaş : 26
Nerden : Tulsa

│Künye│
Güç Seviyesi:
100/100  (100/100)
Rütbesi:
Karakter Türü: Kırmızı Vampir

MesajKonu: Geri: Dogu Duvari   Ptsi Ocak 25, 2010 10:30 pm

Keiko'm ile dogu duvarina dogru ilerliyorduk. Sicak ellerini ellerime kenetletmistim. Kahverengi uzun saclarinin ruzgar ile havalanmasini izlerken baska dunyalara dalmistim adeta. Onun o badem sekilli gozlerinde kaybolmus, onun ruhuna asik olmustum. Ellerim terliyordu ama birakmiyordum onu. Yuzum kizariyordu ama utanmiyordum yaninda. Onun kipkirmizi dudaklarina bakmaktan kendimi alamiyordum ama garip hissetmiyordum. Beni berbat dunyamdan cekip goturen Keiko'mdan saklayacak birseyim yoktu ki. Ah seviyordum onu... En berbat donemlerimde, kirmizi caylaklik donemlerimde benimle birlikteydi. Rahibem... Ona olan sevgim ilk gordugum dakikadan beri kocamandi ve ondan saklayamiyordum. Elini birakmadan yere egildim ve isaret parmagimi topraga degdiremle bir gulun acmasi bir oldu. Gulu kopartirken elime batan dikeni umursamadan gulu ona verdim ve sonra parmagimdaki diken kesigine baktim. Evet kocaman bir diken kesigi vardi. Keiko'ya baktim. Son zamanlarda benim icin cok sey yapmisti ve ben ona dogru durust bir karsilik bile verememistim. Sevgimi bir karsilik olarak vermemistim ona. Normal bir caylakkende onu gizliden gizliye izliyordum ama... Beni kurtarmasi daha bir garipti. Parmagimdaki kesikten akan kani ona verecektim. Onun savascisiydim ve onun icin canimi bile ardima koyarken biraz kanin mi onemi vardi? Konu Keiko ise ona dunyalari verebilirdim. Parmagimi ona uzattim ve "Bu kani senin emmeni istiyorum. Sevgi dolu bir opucugun yarama iyi gelecektir rahibem." dedim.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Kyou Kitagawa
Vampirler
Vampirler
avatar

Kayıt tarihi : 24/01/10

MesajKonu: Geri: Dogu Duvari   Ptsi Ocak 25, 2010 10:57 pm

Ah Tanrıçam, bu okul bazen o kadar bunaltıcı oluyor ki bayılacak gibi hissediyorum kendimi. Keşke yine 'sıradan' bir çaylak olup arkadaşlarla Gece Evi'nden kaçabilsem. Ama burayı öylece bırakamam. Her ne kadar profesörlere olan güvenim sonsuz olsa da bir şeyi kendim kontrol etmeden asla içim huzura ermez. Küçüklüğümden beri böyledir bu. Alışkanlık mı, yoksa huy mu bilemeyeceğim. Artık ismini siz bulun.

Yatakhanedeki odamdan uysal adımlarla uzaklaşıp dışarıda gezinmeye başladım. Hâlâ odasına girmemiş olan bir kaç çaylağı uyarıp onların sitem dolu bakışları altında ezilerek Doğu Duvarı'na doğru ilerledim. Aslında Doğu Duvarı beni kendine çekti desem daha doğru olur. Sonuçta Gece Evi'ndeki en güçlü ikinci yer idi burası. Doğu Duvarı'na yaklaşınca beliren iki silüeti görünce yine bir kaç çaylka uyarmak için kendimi hazırlamıştım ki burnuma gelen kan kokusu ile adımlarımı hızlandırdım. Onlara iyice yaklaştığımda ağzım ve gözlerim alabildiğince açıktı.

"Ke-Keiko?"

Dudaklarımdan ancak fısıltı şeklinde çekip çıkarabildiğim bu kelime bana çok yakın ve bir o kadar da uzaktı. Ah Tanrıçam onu o kadar zamandır görmüyorum ki! Kendimi birden onun boynuna atlarken buldum. Gözlerimden akan bir kaç damla yaş onun saçları arasında süzülüyordu. Ne var yani? İkizimi özleyemez miyim?
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Kitagawa Keiko
Vampirler
Vampirler
avatar

Kayıt tarihi : 24/01/10

│Künye│
Güç Seviyesi:
100/100  (100/100)
Rütbesi:
Karakter Türü: Vampir

MesajKonu: Geri: Dogu Duvari   Ptsi Ocak 25, 2010 11:52 pm

Sevgilim ile doğu duvarının etrafında boylu boyunca yürümek.. Ahh, hem anılarımı tazeliyor, hem de gecenin üzerimize örttüğü pusun içinde bir nebze olsun yalnız kalmamızı sağlıyordu. Shiki'nin yerden bitirdiği gül kadar, elinden akan kanda o kadar cazip geliyordu ki bana... Önümde eğilip bana kanını sunduğu anda ise, kendimi tutmak için bakışlarımı kanından yana olan taraftan çekmeye çalışsamda başarılı olduğumu pek söyleyemeyeceğim...

Sonunda yüzüme anlamlı bir gülümseme çivileyip kanını bana sunması gerekmediğini, yaşam pınarını -iğrenç ama zevkli bile olsa.. Tanrım!..- yudumlamamın onun için kötü olabileceğini söyleyecekken[zira kan şehvetime hala tam anlamıyla karşı koyabilmiş değilim] boynuma dolanan
-ve neredeyse beni boğan- kollar karşısında tüm diyeceklerimi unutmuş, şaftım kaymış ve nefes alamazken buldum kendimi.. Beni boğan kollar biraz olsun gevşeyip kafamı oynatabilecek kıvama geldiklerinde, başımı çevirip bana kimin sarıldığını anlamaya çalıştım...

Ah, Nyx! Boğulmanın verdiği bir beyazlık mı bu yüzümdeki, yoksa yıllardır görmediğim ikizimin aniden boynuma sarılması mı? Sonunda bende ona sarılınca çaktırmadan kollarını gevşetme girişimlerinde bulunuyordum...

"Ah; Tanrıça aşkına, Kyou! Ahh.. Kyou... Ben... Biraz daha sıkarsan patlayacağım sanırım..."


Fiuh.. Kollarını gevşettiğinde boynumu ovuşturmamak için kendimi zorlarken bu sefer birbirimizi boğmadan tekrar sarıldık. Lanet olsun, onu bu kadar özlediğimi tonla işimin arasında hiç farkedememişim meğer! Yıllarca görmediğim, gözümde tüten bir ikizim olduğunu yeni mi hatırlıyordum ben? Ah, cidden kötü bir ikizim ben...

Ve evet, işte geliyor... Kyou soran gözlerle Shiki'ye bakarken 'sakin' davranması için sırtını son bir kez daha sıvazladım ve ikisini tanıştırmak üzere geri çekildim. Boğazımı temizledikten sonra kendimi zilyonlarca kişinin önünde ters parende atacakmış gibi hissediyordum...

"Ihmm.. Kyou; seni sevgilim, refakatçim ve savaşçım olan Shiki ile tanıştırayım.. Ah, zaten kendisini tanıyor olmalısın.. Kendisi Erebus'un Oğlulları'nın lideri.. Ve; Shiki, hayatım, seni ikiz kardeşim Kyou ile tanıştırmak isterim.. Gerçi sende onu tanıyor olmalısın, zira oda bu okulun yüksek rahibesi olur..."

Ah, ne kadar zekice bir görüntü çizdim ben öyle! Zaten birbirini tanıdıkları halde hem onları yeniden tanıştırmış, hemde tanıştıklarını 'bildiğim' halde bunu yaptığımı söylemiştim.. Ciddiyim, öldürün beni!...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Senri Shiki
Vampirler
Vampirler
avatar

Kayıt tarihi : 24/01/10
Yaş : 26
Nerden : Tulsa

│Künye│
Güç Seviyesi:
100/100  (100/100)
Rütbesi:
Karakter Türü: Kırmızı Vampir

MesajKonu: Geri: Dogu Duvari   Salı Ocak 26, 2010 12:04 am

Keiko tam kanimi emeceken arkadan beliren bir golgenin bogazini olduresiye sıkmasi sonucunda korkmustum ama savascilik yeminimin kazandirdigi yeni bir refleks ile hemen elimi silahimin oldugu yere goturebilmistim. Tam silahimi cekip arkadan saldiran manyaga vuracak iken onun ne bir alayci kuzgun ne bir vampir avcisi oldugunu gordum. O... Ne kadar uzun suredir gorusmuyor olsak da Keiko'nun kardesiydi. Aslinda ikizi desek daha dogru olurdu. Yine de onda Keiko'nun yureginin olmayacagindan adim kadar emindim. Beynimi yiyip bitiren soru ise:

Kyou neden burada?

Kyou'da ayni seyi dusunuyor olacakti ki bana garip bir sekilde bakiyordu. Keiko'nun tatli unutkanligi devreye girdi ve Keiko:

"Ihmm.. Kyou; seni sevgilim, refakatçim ve savaşçım olan Shiki ile tanıştırayım.. Ah, zaten kendisini tanıyor olmalısın.. Kendisi Erebus'un Oğlulları'nın lideri.. Ve; Shiki, hayatım, seni ikiz kardeşim Kyou ile tanıştırmak isterim.. Gerçi sende onu tanıyor olmalısın, zira oda bu okulun yüksek rahibesi olur..."

dedi. Gulmemek icin kendimi zor tutsamda gulmedim ve "Hey-o-sarildigin-ve-aldigin-kiz-benim" taviri takinmaya calisarak kolumu Keiko'nun ince beline doladim. Kyou'nun giydigi siyah diz hizasinda straplezin ince detaylarini incelerken bu giysideki tanidik seyi buldum. Nyx'in sembollerinden biri onyx taslarindan elbisenin degaje kismina islenmisti. Giysinin fiyatini dusunmek icin bile yeni bir matematik icat edilmeliydi...
Keiko'nun sacini optum ve mukemmel erkek izlenimi yaratmak icin Kyou'ya elimi uzattim ve "Ben Shiki." dedim. Yaptigim hatayi sonradan anladim...
O EL KANAYAN ELIMDI....
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Kyou Kitagawa
Vampirler
Vampirler
avatar

Kayıt tarihi : 24/01/10

MesajKonu: Geri: Dogu Duvari   Salı Ocak 26, 2010 12:28 am

Erebus'un Oğulları'nın Lideri'ni dikkatle süzerken -ve onun burada, ikizimle, ne halt yediğini düşünürken- bir yandan da Keiko'nun açıklamasını dinliyordum.

"Ihmm.. Kyou; seni sevgilim, refakatçim ve savaşçım olan Shiki ile tanıştırayım.. Ah, zaten kendisini tanıyor olmalısın.. Kendisi Erebus'un Oğlulları'nın li-"

Ben "Haaaa?" ifadesiyla kocaman açılmış gözlerimi ona çevirirken bir yandan da ikizimi benden sakınırmışçasına ona sarılan Shiki'ye şeytani bakışlarımı yolluyordum. Pekala, hangi gerizekalı sevgilisini onun ikizinden kıskanabilir? Meeh her neyse...

Şu anda asıl soru bu değil; 'Neden Keiko bana bir sevgilisi olduğunu söylemedi?' olmalıydı... Ailemiz biz işaretlendiğimizde bizden korkunca sadece birbirimize sahip olduğumuzu en acı şekilde öğrenmiştik. Büyükbabam mı? Ah o bizim işaretlendiğimizi her saniye tekrar tekrar unutuyor.

Her neyse... Ben 'hemen-bir-açıklama-bekliyorum-küçük-hanım' ifadesiyle Keiko'ya bakarken bir yandan da 'ikizimi-üzdüğün-anda-üstüne-uçarım-haberin-olsun' bakışlarımı Shiki'den esirgemiyordum. Pekala, evet Keiko'dan sadece 10 dakika büyüğüm. Ama bunu öğrendiğimiz günden beri -ki bu da 13 yaşımıza tekabül ediyor- ona bazen ablalık taslıyor, yeri geldiğinde hesap soruyordum. Küçükken onu korurdum da, ama işaretlendiğimizden beri o çok daha fazla güçlendi ve şu anda yüksek rahibelerin yüksek rahibesi konumunda. Yani pek efor sarfetmeden benim infilak etmemi sağlayabilir.

Ve sonunda şu iğrenç kan kokusunun kaynağını buldum. İkizimin 'o-benim-kızım-ve-ben-de-onun-mükemmel-erkek-arkadaşıyım' havalarındaki sevgilisi elini kanatmış! Hem de kan şehveti duyan çaylaklarla dolu bir okulun en güçlü 2. yerinde! Elimi uzatıp ikizimin Einstein sevgilisinin 'kanlı' elini sıktıktan sonra avucumu kendime çevirip kan bulaşmış mı diye baktım. Ugh... Oradan yamyam gibi görünüyorum değil mi? Hayır hayır... Onun kanını istediğim falan yok. Zaten çok kötü kokuyor. Demek ki neymiş? Onlar uzun zamandır beraberler, ve çoktaaaan damgalanmışlar bile. Evet, 'yeni' öğrendiğim şeylerden biri.

Eskiden Keiko ile birbirimizden hiç bir şey saklamazdık. Yani daha doğrusu ben saklamazdım. O saklıyor muydu bilemicem... Pekala biliyorum bir şeyi söylemedi diye bu kadar büyütmek saçma geliyor lâkin odun değil ki bu yahu! Sevgili! Bir de damgalanmışlar! Tamam uzun zamandır görüşemiyoruz ama telefon icat edileli bir kaç yüzyıl oluyor! Keiko'nun telefonun varlığını unuttuğunu duysa Edison'un kemikleri sızlardı. Yok bi saniye... Telefonu kim bulmuştu yahu? Ah evet biliyorum. Keiko'nun aksine ben hep haylaz, tembel, 2. yuvası müdürün odası olan ve ailesinden çok müdür yardımcısının yüzünü gören bir kızdım...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Senri Shiki
Vampirler
Vampirler
avatar

Kayıt tarihi : 24/01/10
Yaş : 26
Nerden : Tulsa

│Künye│
Güç Seviyesi:
100/100  (100/100)
Rütbesi:
Karakter Türü: Kırmızı Vampir

MesajKonu: Geri: Dogu Duvari   Salı Ocak 26, 2010 1:10 am

Elimi hafifce tutup hemen cekmesinin ve bu siradi tirnagi ile hafif tirmalamasinin ardindan Kyou eline bakti ve bulasan kani gorunce yuzunu eksitip kucuk bir sincaba benzedi. Bir vampire kan cekici gelmez miydi? Yani bu kotu birsey demiyorum sadece garip. Yuksek rahibelere has bir yetenek mi acaba? Kabalik olmayacak olsa aninda nasil dayandigini sorardim. Evet katiksiz bir gerizekaliyim... Uzun suren sessizlikte dusunuyordum. Kanimda onu itecek neyin oldugunu. Eroin hic kullanmamistim, hastaligim yoktu ve son zamanlarda kimseyle...

KEIKO ILE DAMGALANMISTIM!

Evet kanimi redetmesinin sebebi kirmizi caylakken Keiko'nun kanini bana cesurca vermesiydi. Damgalanmistik... Elimi siyah ceketime sildim ve "Uzun suredir gorusme firsatiniz olmamis gibime gitti." dedim. Cevabi beklerken dolgun bir ses duyuyordum...
Lanet olsun! Yanimda Keiko varken acikiyordum ve onunla damgali olmam kanini iki kat daha cok cekici kilarken bir yandanda bizi istem disi seylere surukleyebilirdi! Gayet moronumsu bir sekilde "Benim gitmem gerekli. Biraz aciktim ve acikmis bir halde sizinle birlikte kalmam iyi birsey degil." dedim. Bir ruzgarin esmesi ile yasli meseden uc yaprak koptu ve biri kalbime, biri boynuma sonuncusu ise yere dustu. Kalbime geleni aldigimda solmus olduklarini gordum. Sonbaharin turuncu yapraklari okulumuzu bulmustu bile...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Kitagawa Keiko
Vampirler
Vampirler
avatar

Kayıt tarihi : 24/01/10

│Künye│
Güç Seviyesi:
100/100  (100/100)
Rütbesi:
Karakter Türü: Vampir

MesajKonu: Geri: Dogu Duvari   Salı Ocak 26, 2010 3:27 am

Shiki'nin kolları arasındayken, hele ki damgalıyken açlığını hissetmek pekte zor değil hani. Tabii koca bir sandviçle giderilebilecek bir açlıktan söz etmiyorum. Kan şehveti yine şaha kalkmıştı anlaşılan, demek istiyorum...

"Benim gitmem gerekli. Biraz aciktim ve acikmis bir halde sizinle birlikte kalmam iyi birsey degil."


Doğu duvarını esir alan sonbahar, yaşlı meşe ağaçlarının samimi dostlarını teker teker süpürürken, onları rüzgarın inisiyayifine bırakıyordu. Kyou'yla tek kaldığımızda ise, saçlarımızı uçuşturan, fakat sert olmayan rüzgar adeta yüzlerimizi okşamış, daha sonra da uzak diyarlara doğru giderken yavaşça kaybolan bir enerji kümesi gibi gözden yitip gitmişti.

Ahh, nasıl bir açıklama yapacaktım şimdi ben Kyou'ya? Nasıl kendimi savunabilirdim ki şu anda? Nasıl geçmişteki tek tutunağımı yıllarca unutabilmiş, hayatımdaki tüm gelişmelerden mahrum bırakabilmiştim? Okuluna geldiğimde bile, o bizi bulmadan benim ona uğramamamın nasıl bir nedeni olabilirdi ki?... Gözlerimin buğulanmasına engel olamamıştım, evet, ama Kyou'nun yanında ağlamayacaktım artık. Daha fazla verdiğim yeminimlerimi bozmayı istemiyorum. Heh, damgalanmamızdan sonraki gece, hep onunla beraber olacağımı söylerkende böyle demiştimya neyse.. Veya daha geriye gidecek olursak onun kurabiyelerini yemeyeceğime söz verdiğimde de.. Ahh, yüksek rahibe olmuş olabilirim ama hala sözünü tutamayan işe yaramaz ahmak bir kız kardeşin tekiyim, değil mi? Lanet olsun, tabii ki öyleyim! Yani, şu halime baksanıza... Şu an Kyou ardına dönüp gitse yeridir zannımca.. Zira benimde kız kardeşim[ikizim] bu kadar vurdumduymaz olsa, bende ondan hesap sormak isterdim elbet. Ve evet.. Ah, işte geliyor.. Kötü bir ikiz olduğumu biliyorum ama yüzüme vurulması düşüncelerimdekinden çok daha fazla acıtacak...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Senri Shiki
Vampirler
Vampirler
avatar

Kayıt tarihi : 24/01/10
Yaş : 26
Nerden : Tulsa

│Künye│
Güç Seviyesi:
100/100  (100/100)
Rütbesi:
Karakter Türü: Kırmızı Vampir

MesajKonu: Geri: Dogu Duvari   Salı Ocak 26, 2010 11:32 am

Keiko'mun yuzundeki aci degildi onu huznunu belirten. Onun huznunu belirten damgalanmamiz ve savascisi olmam ile gelen bagdi. Keiko'mun zihnine giremezdim elbet ama damgalanmamiz sayesinde duygularini hissedebilirdim. En az onun kadar yogun...

"Seyy... Siz iyi olacaksaniz ben gideyim. Yinede acligimi biraz daha bastirabilirim."

derken samimiydim. Onlar icin acligimi sonsuza kadar bile bastirirdim. Bir ruzgar daha esti ve bu sefer yesil yapraklardan biri yere dustu. Bu yapraklari onemsememin nedeni ise onlar doganin bir parcasiydi. Bizim dunyamiz, yapraklarin agaci ile ayni seydi benim icin. Bir o kadar kucuk ve bir o kadar gucsuz...

Keiko'dan olabildigince uzak duruyordum. Canini yakacak bir harekette bulunmak istemiyordum cunku ikizi bana "hele-bir-canini-yak-seni-mangal-yaparim" bakislari atiyordu... Korkutucu derecede farkli kisilikleri olmasinin yani sira Kyou'ya her baktigimda adeta evrim gecirmis oldugunu dusunuyorum.

Onu o kadar iyi tanimamama ragmen onu normal bir insanken gordugumde hep mudurun odasindaydi. Su anda ise cok zarif ve bir o kadarda tehlikeli gorunen biriydi. Icindeki o eski pariltilardan kalanlari hissedebiliyorum cunku bende onu gibiydim zamaninda.

Keiko'm konusunda onun sozlerini tutamayan biri oldugunu bilmeme ragmen bunu umursamiyordum. Ne yani? Sevgilim bir yuksek rahibe... Aslinda yuksek rahibelerin yuksek rahibesi konumunda oldugu icin ona daha cok hak veriyorum. Isinin gucunun arasinda bana vakit ayirabilmesi bile buyuk birseydi.

Bogazimi temizledim ve lafa su basit kelimelerle girdim:

"Ben bir anda gercekten cok aciktim rahibem. Birinden kan almaliyim."

Bu cumleyi "bana-kan-ver" olarak anlamamasi icin dua ediyordum. Benim amacim bana bir torba kan getirmesini saglamakti sadece... Gecenin karanliginda kaybolmak istiyordum cunku utancimdan yerin dibine girmistim...


En son Senri Shiki tarafından Salı Ocak 26, 2010 2:28 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 2 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Kitagawa Keiko
Vampirler
Vampirler
avatar

Kayıt tarihi : 24/01/10

│Künye│
Güç Seviyesi:
100/100  (100/100)
Rütbesi:
Karakter Türü: Vampir

MesajKonu: Geri: Dogu Duvari   Salı Ocak 26, 2010 12:56 pm

Out: Opss.. Bundan önceki postunda çıktığın için bende rpden de ayrıldın sandım ve o yüzden öyle yazdım, kusura bakma lütfen Sad

Birde şimdi ben mi yazayım, yoksa kyou'yu mu bekleyelim?
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Senri Shiki
Vampirler
Vampirler
avatar

Kayıt tarihi : 24/01/10
Yaş : 26
Nerden : Tulsa

│Künye│
Güç Seviyesi:
100/100  (100/100)
Rütbesi:
Karakter Türü: Kırmızı Vampir

MesajKonu: Geri: Dogu Duvari   Salı Ocak 26, 2010 1:23 pm

out: Sorun degil canim, bence sen yaz. hazir varken. birde msn'ye niye girmiyorsun?
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Kyou Kitagawa
Vampirler
Vampirler
avatar

Kayıt tarihi : 24/01/10

MesajKonu: Geri: Dogu Duvari   Salı Ocak 26, 2010 3:11 pm

out: kesinlikle onun canını yaktığın anda seni mangal yaparım. demek ki neymiş; bakışlarımla bile adam dövebilirmişim ^.^
in:
Keiko bana hâlâ bir açıklama yapamamıştı. Ama hey. Onu zorlayamam değil mi? Sonuçta onun işlerinin benimkilerden kat be kat daha fazla olduğu kesin. Onu suçlayamam. Ama bu hâlâ ona dargın&kızgın olmadığım anlamına gelmez.


"Ben bir anda gercekten cok aciktim rahibem. Birinden kan almaliyim."

Ters ters bakan gözlerimi Keiko'dan alıp Shiki'ye çevirdim. Ah Tanrıçam... Bi kızın üstüne atlayıp boynunu kemirmediği kaldı! Gözlerimi devirip rüzgarın hoş bir ahenkle dans etmesini sağladığı yapraklara baktım. Kışın zor şartlarından sağ kalan bir kaç yaprak da, rüzgarın ihanetine uğrayıp mağdur bir insan gibi kaderine boyun eğip yere düşüyordu. Havadaki kar kokusunu içime çektim. Pekala soğuğu sevmiyorum, evet. Ama kar kokusuna bayılıyorum. Keşke kar yağdığında soğuk olmasa... Meeeh...

Birden usuma gelen o acı his ürpermeme neden oldu. Şimdi hatırladım da damgalanmamız bozulduğunda deli gibi ağlamıştım acıdan. Sanki tüm vücuduma binlerce kazık geçiriliyormuş gibi hissetmiştim. Ama Keiko sorduğunda 'Yoo, hayır. Biraz karnım ağrıdı sonra da geçti. O da adet dönemindendir.' demiştim. Peh, ona gerçeği söyliyim de kendini suçlayıp dursun mu yani? Pekala, örnek bir öğrenci olmayabilirim ama gaddar biri değilim. Derin bir nefes alıp midemin yanmasına neden olan bu ürpertinin geçmesi için kısa bir dua edip tekrar Keiko'ya döndüm.

Yüzüme yapıştırdığım gülümseme, onu teselli ettiğim zamanlardaki gibi samimi, içten ve huzur vericiydi.

"İkiz. Ne olursa olsun unutma: Soba Ni Iru... Owari Made. "

Kıkırdadım ve elimi onun omzuna koydum. Yüzümde şirin ve çocuksu bir gülümseme vardı. Bunu küçükken de benim kurabiyelerimi yedikten sonra ben ona kızınca ve o ağlamaya başlayınca, okulda yanlışlıkla kötü bir şey yaptığında onun yerini alıp da ona göz kırptığımda ve bunun gibi bir çok durumda söylerdim. Ah evet, müdürün odasına her fırsatta giderdim. Ne var? Müdürün odasının önündeki komidinde hep bir kase dolusu şeker var! Hanginiz olsa giderdiniz!

out: Soba Ni Iru... Owari Made: Her zaman yanındayım... Her zaman. vari bir anlama geliyor.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Kitagawa Keiko
Vampirler
Vampirler
avatar

Kayıt tarihi : 24/01/10

│Künye│
Güç Seviyesi:
100/100  (100/100)
Rütbesi:
Karakter Türü: Vampir

MesajKonu: Geri: Dogu Duvari   Salı Ocak 26, 2010 4:06 pm

Shiki'nin kana duyduğu açlık ve Kyou'nun delici bakışları arasında gidip gelirken kendimi sorgulamak için biraz olsun vakit bulabilmemin verdiği rahatlama ve çekingenlikle olanları biraz olsun tartabildim. Ne yani; onca işimin ardından buralarda gezip tozmaya vakit bulabiliyordumda, bir Kyou'yu aramaya mı vakit bulamıyordum ben? Hele ki o benim için bir sürü fedakarlık göstermişken.. Evet; aramızda sadece on dakika olabilir, ama gerektiği zaman ablalık taslamasınıda bilir. Veya beni korumayı.. Küçüklüğümüzden beri bana karşı tutumlu ve bağışlayıcı tavırları içimi eritiyordu her seferinde. Zira yaptığım tüm kötü şeyleri üstüne alıp müdürün odasını boylaması, okuldaki yiyeceklerinden elmalarını ve kurabiyelerini aşırdığım zaman beni affetmesi, damgalandığımızda en çok yanımda olan kşi olması ve şimdide bu! Ahh; her ne kadar onu ve bu tavırlarını özlesemde, içimden kendime küfür etmekten de geri kalmıyordum. Zira ben çok satıcı, yeminlerini sürekli bozan ve kötü bir ikizdim, değil mi? Kyou bana her zaman arka çıkmıştır, fakat benim ona arka çıkmamda ise daha sonraları hep beni azarlamıştır. Lâkin dünya her zaman Kyou'nun bana davrandığı gibi değil. Yaptığım hataları düzeltmeme veya hayatımı dilediğim gibi yönlendirmeme her zaman izin vermiyor.. Bende isterdim ikizim ve sevgilim ile mutlu bir hayat süreyim, fakat Nyx'in kızları bir türlü rahat durmuyor. Sürekli en mutlu olduğum zamanları kesip, türlü türlü acılarla birleştiriyorlardı. Ki bunların en büyüğü yalnızlık duygusuydu. Sonuçta Kyou olmadan, yaptıklarıma bir anlam veremeyecek kadar acizdim önceleri. Fakat bu zalimliğe alışınca Kyou'yu istemeyerekte yapmış olsam soyutlaştırmamın manası da neydi? Bizi bizden başka kimse anlamıyorken, onu nasıl yalnız bırakabilmiştim, anlayamıyorum...

"İkiz. Ne olursa olsun unutma: Soba Ni Iru... Owari Made. "


Bu sözleri kalbime cam parçacıkları misali saklanırken, omzuma attığı elinden güç alabilmek için medet umarak elini tuttum. Evet, oradan kendine bencil bir moron gibi gözüküyorum değil mi? Fakat, alo? Kyou'ya bile bile, [önde gelen] zaaflarım için acı çektirmeyi asla aklımdan bile geçiremezdim. Evet, küçükken oda kırmızı çaylağa dönüşmeden önceki ölümünü hatırladıkça içim ürperiyor. Bir yandan kan kusarken, nasıl öteki yandan da gözyaşlarımı silip öyle ölebiliyor? İşte, bana yaptıklarını bir nebze olsun ödeyebildiğim tek nokta burası.. Kırmızı çaylağa dönüştüğünde duyduğu kan şehvetini bastırabilmesi için ona seve seve kanımı sunmuştum. Ah, Allah'tan Damgalanmamız erotizm ile bezenmemişti. En azından benim için. Ah, herneyse... Fakat öte yandan daha sonra kırmızıya dönüşen Shiki'ye de kanımı vermemin ardından Kyou'yla Damgalanmamızın bozulduğunu hissettim. Müthiş bir acı çektiğini duyabiliyordum. Ah; tabii bunu sorduğumda her zamanki şefkatli anne tavrıyla, sadece adet sancısı çektiğini söylemişti. Heh, bende çok yemiştim ya bunu!
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Senri Shiki
Vampirler
Vampirler
avatar

Kayıt tarihi : 24/01/10
Yaş : 26
Nerden : Tulsa

│Künye│
Güç Seviyesi:
100/100  (100/100)
Rütbesi:
Karakter Türü: Kırmızı Vampir

MesajKonu: Geri: Dogu Duvari   Salı Ocak 26, 2010 4:22 pm

Uzun suren sessizlikte hepimiz dusuncelere dalmistik. Tabii ki dusuncelere dalacaktik! Ikizi ile bir kirmizi caylagi basmis olan Kyou hepimizi korku denizinde adeta bogmus ve sonrada Keiko'mun en zayif noktasindan <yanlislikla olmustu> vurmustu Kyou. Gozlerim ruzgar yine esti ve zaten dolmus olan gozlerimdeki yaslari da kendine yoldas edip gitti. Agliyor muydum? Neden ki?Ah dogru ya:

Keiko'mun acisi benim acimdir...

Keiko ile damgalandigimizdan beri ne zaman gerek fiziksel gerek zihinsel aci cekse ayni aciyi bende cekiyorum. Iliskimiz sadece erotik yonden olmadigi icin sevindigimi biliyordur sanirim. Damgalandigimizdan beri hic cinsel girisimde bulunmak istememistim ve onu hayatim pahasina koruma gorevini ustlenmistim.

Evet ikimizde kendi ayaklari ustunde durabilecek vampirlerdik ve bu sayede damgalanmamizin etkisini bastirmaya calisabiliyorduk. Tabii her kanimizi paylastigimizda birbirimizin kucagina oturuyoruz ama iliskimiz bundan oteye gitmeyecek. Ben neden simdi bunlari dusunuyorum ki? Burada bir ikiz sorunu var ve gercekten anlamadigim bir dil olan "bayanca" konusuyorlar...

Nyx bana yardim et de bu gece kimseyi incitmeden bitsin... Kan arzum artiyor ve Keiko ile olan damgalanmamizin romantik yontemi kendini gosterecek zamani buldu... Elimde olmadan Keiko'ya sarildim ve kokusunu icine cektim. Bu yogun, sicak koku... Dayanamayacagimi hissediyordum. Hey ben bir vampirim ve kan beni cekiyor... Kolaysa siz benim yerimde olun! Barbarin teki olmadigimi kanitlamak icin soyluyorum bunlari...

Gozlerimin kararmasinin ustume basim zonklamaya basladi ve vampirik reflekslerim en yapilmayacak seyi yapti. Kendime engel olabilecek olsaydim asla yapmayacagim bir seydi bu...

KEIKO'NUN BOYNUNU ISIRMISTIM...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Kyou Kitagawa
Vampirler
Vampirler
avatar

Kayıt tarihi : 24/01/10

MesajKonu: Geri: Dogu Duvari   Salı Ocak 26, 2010 5:31 pm

Pekala bu derin sessizlik cidden canımı sıkmaya başladı. Ayrıca birazdan bu iki aşk böcüğünün gözümün önünde sevişmeye başlayacakları gibi bir his var içimde. Ah Tanrıçam! Cidden can sıkıcı bir durum...

Shiki elini Keiko'nun beline dolayıp ona sarılırken beni rahatlatan tek şey, Keiko'nun durumdan memnun olmasıydı. Gözlerimi devirdikten sonra başımı yukarıya kaldırdığımda dolunayı görünce Nyx'in bizi gözettiğinin farkına varıp içimin huzurla dolduğunu hissettim. Eh, bundan hiç şüphem olmamıştı zaten.

Şu 'Tanrı[ki bu durumda Tanrıça]-bizi-yarattı-sonra-kendi-halimize-bıraktı'cıları hiç anlayamıyorum. Yani şöyle bir düşünün. Bir çiftçi binlerce emek harcayıp bir tarla dolusu buğday ekiyor, yetiştiriyor. Sonra da onları kendi haline bırakıyor. Ah hadi ama... Böyle bir şey imkansız. Ayrıca Nyx bizi gözetmese bu güçleri nasıl elde edebilirdik ki?

Tam yüzümde bir gülümseme oluşturmaya başlıyordum ki burnuma gelen kan kokusu gözlerimi birden Keiko ve Shiki'ye çevirmeme neden oldu. Shiki, dişlerini Keiko'nun boynuna geçirmişti. Ah pekala şu durumda onları durdurmalı mıyım bilmiyorum. Yani tam karşımda bunu yapmaları cidden hiç etik değil.

Gözlerimi devirip arkamı döndüm ve çıkardıkları o garip sesleri duymamazlıktan gelmeye çalıştım. Kollarımı göğsümün altında kavuşturdum ve gözlerimi bilmiş bir tavırla kapatıp ıslık çalmaya başladım. Ah Tanrıçam, cidden! Bunu ben daha yanlarındayken yapmak zorundalar mı??
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Kitagawa Keiko
Vampirler
Vampirler
avatar

Kayıt tarihi : 24/01/10

│Künye│
Güç Seviyesi:
100/100  (100/100)
Rütbesi:
Karakter Türü: Vampir

MesajKonu: Geri: Dogu Duvari   Salı Ocak 26, 2010 10:16 pm

Bu puslu gecede soğuk artarken, sessizlik iyice derinleşiyordu. Pekala, şu anda gözlerimin yerini bir çift helezonun aldığını hissedebiliyorum. Böyle bir üçgenin en ortasında kalmak ölmek istememden bile sonra geliyordu. Yani, bu durum tüm sinir uçlarıma sigara bastırılmış gibi hissettiriyordu[Ah, şimdi de mazoşist oldum. Harika, harika!...]. Ve ağzımı açıp tek kelime edemiyordum. Shiki'nin bana sardığı kolları arasında yeniden içinde bulunduğum kaosa geri dönmüştü ruhum. Bedenim mi? Alo? Şu anda kılımı bile kıpırdatacak pozisyonda olmadığımı bir kez daha söylemek isterim...

Ve o anda, boynumun bitiminde duyduğum bir acıyla irkilirken, kendimi tamamen bırakıverecek kıvama getiren bir haz yüreğimi ve ruhumu dolduruyordu. Pekala, yemyeşil kırlardayken kendimi okyanusun serin ama kabullenici sularına bırakırken koca bir dalga yüzüme inmiş gibi hissettim. Evet, tam kendimi koyverdiğim anda Kyou'nun ıslığı ile ayılıyordu bedenim. Ugh, pekala.. Gözünün önünde Shiki'nin kanımı içmesinden rahatsız olmuş gibiydi ama kolumu bile oynatamıyordum ki!

Shiki kanımdan son bir yudum alıp yaranın kapanması için boynumu yaladıktan sonra[ oradan kulağa çok mu iğrenç geliyor?O.o] kendimi bitkin ve sersemlemiş gibi hissetmeme rağmen; ikizimin koluna girmiş, onunla konuşuyordum. Ah, daha doğrusu ona yaslanıyordum...

" Pekala, verdiğimiz küçük[!?] rahatsızlıktan solayı özür dilerim ikiz.. Zira buna şahitlik etmeni istemezdim, ama biliyorsun... "

Ah, tabii ki biliyordu! Onun kan şehvetide Shiki'ninki ile aynıydı, değil mi? Ugh, hazır konu buradan açılmışken... Aynı anda -ve benim yanımda>.>- acıkmasalar iyi ederler. Zira ben kan pompalıyorum, şey etmiyorum... Herneyse... Bu kibar değinmenin ardındaki gerçeği tekrar ele alırsak, evet, ikisine aynı anda kan verdiğimi düşünemiyorum. Ahh, hele hele üçümüzün aynı anda Damgalandığını! Hey, dur biraz... Böyle bir şey mümkün olabilir miydi ki? Fakat aynı anda bir kişiin iki kişiye kan vermesi durumunda ne olacağınıda bilmiyoruz... Ve, ben deneme-yanılma yöntemlerinde kullanılan kobaylardan biri olmak istemem.. En azından, gerekmediği sürece...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Senri Shiki
Vampirler
Vampirler
avatar

Kayıt tarihi : 24/01/10
Yaş : 26
Nerden : Tulsa

│Künye│
Güç Seviyesi:
100/100  (100/100)
Rütbesi:
Karakter Türü: Kırmızı Vampir

MesajKonu: Geri: Dogu Duvari   Salı Ocak 26, 2010 10:37 pm

Kaninin tadi damagimda patlamisti adeta. Onun o lezzetli kanini her icisimde ayni sey oluyordu. Seksten daha zevkli birsey ... Biz vampirlerin degimi ile:

Kan sehveti...

Kanindan yeterinde emdigimi dusundugum saniyede dislerimi cektim ve boynundaki son birkac damla kani almak ve yarayi kapatmak icin boynunu yaladim. Sey igrenc oldugunu biliyorum ama doganin kanunu bu. Ah evet kan sehveti yasayan vampirler... Bundan iyi film bile olur...

Keiko'yu birakmam ile ikizinin yanina kosmasi bir oldu. Zira ikizi biz burada tam anlami ile emisirken bizi izlemeye dayanamamis arkasini donup "bitsin-artik" seklinde islik caliyordu. Keiko'nun ustune atlamasi ile biraz korkmustu fakat kafasina bir yumruk gecirmemisti. Keiko'nun ozurlerini duyabiliyordum. Topraktan yukselen titresimlerden sinirli oldugum anlasiliyordu. Yaptigimiz sey yanlis degildi. Sinirimden titreyerek:

"Keiko Chan yaptigimiz utanilacak veya yanlis birsey degil. Oyle birsey olsaydi yapmazdim emin ol! Tabulari yok sayma gibi bir huyum olmadigini bilmen gerekli. Kendimi kotu hissetmeme neden oluyorsunuz bunu size soyleyeyim. Kanini emdigim icin zaten kendimden nefret ediyorum ve simdi... Ahh!"

dedim. Arkami donup odama gitmeliydim ama gidemedim. Keiko'mun parfumunun kokusu ruzgar ile burnuma gelmisti. Onun o cicek kokulu parfumu... Damgalandigimiz gece de bu kokuyu surunmustu. Bu koku beni cekiyordu adeta.

Keiko'ma huzunlu bir bakis attim ve ozur dilemek icin dizlerimin ustune cokup sol elini aldim. Manikurlu tirnaklarinin bir yerimi kesmemesi icin ozen gostererek elini kalbime dogru cektim ve

"Keiko Chan... Az onceki kaba davranis ve sozlerim icin senden ozur dilerim. Seni kirmak istemiyorum... Sadece seni canimdan cok onemsedigim icin sacinin teline bile zarar gelmesini kendime... Argosuyla soyleyeyim; yediremiyorum. Beni anladigini umuyorum."

dedim. Ayaga kalkip Keiko'nun dudaklarina saf bir opucuk kondurmam ile midemdeki kelebek surusunun

"3...2..1... UCUUS!"

diye havalanmasi bir oldu. Onunla her opusmem birbirinden guzeldi ve hepsi dunyalara bedeldi benim icin. Opusmemizin bitmesini bekleyen < ya da bekleyemeyen> Kyou'yu gorunce dudaklarimi geri cektim ve ister istemez kikirdadim. Kendimi on bes yasindaki bir kiz gibi hissetmeme sebep olan bu kikirdamanin ardindan pancar kizilina dondugume ve suratimin dovmelerimle ayni renk olduguna inaniyordum. Ah ne kadarda moronik...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Kyou Kitagawa
Vampirler
Vampirler
avatar

Kayıt tarihi : 24/01/10

MesajKonu: Geri: Dogu Duvari   Salı Ocak 26, 2010 11:30 pm

Ben yüzümde affedici bir gülümseme ile Keiko'ya bakarken birden Shiki'nin söyledikleriyle parladım.


"Keiko Chan yaptigimiz utanilacak veya yanlis birsey degil. Oyle birsey olsaydi yapmazdim emin ol! Tabulari yoksayma gibi bir huyum olmadigini bilmen gerekli. Kendimi kotu hissetmeme neden oluyorsunuz bunu size soyleyeyim. Kanini emdigim icin zaten kendimden nefret ediyorum ve simdi... Ahh!"

Pekala tam o sırada bağırmaya başlamak istedim. 'Ben bunun yanlış bir şey olduğunu söylemedim! Ben hiç kan şehveti duymadım mı sanıyorsun? O kadar istedim ki ikizimin kanını içtim! Anlıyor musun? Canımdan çok değer verdiğim kişiyi dişledim!' Tüm bu kelimeler ağzıma doluşmuştu. Ama hiç birini dökememiştim dudaklarımdan. Çiğneyip durdum bu cümleleri. Aklımdakilerin ve sinirimin yüzümden okunmaması için gözlerimi kaçırıyor ve umursamaz bir tavır takınıyordum. Ahh... Keiko'nun bu numarayı yemeyeceğini biliyorum, önemli olan Shiki'nin kanması. Zira kanmayacağını da sanmıyorum. Gayet iyi rol yapan ve yalan söyleyen birisiyim sonuçta. Tecrübelerim sağolsun...

Ardından Shiki diz çöküp Keiko'nun elini eline alıp özür dilerken derin bir nefes alıp gözlerimi devirmekle meşguldüm ben.


"Keiko Chan... Az onceki kaba davranis ve sozlerim icin senden ozur dilerim. Seni kirmak istemiyorum... Sadece seni canimdan cok onemsedigim icin sacinin teline bile zarar gelmesini kendime... Argosuyla soyleyeyim; yediremiyorum. Beni anladigini umuyorum."

Ah Tanrıçam. Tam buraya kusmak istiyorum! Böyle aşk-meşk işleri bana hep o kadar yabancı gelmiştir ki... Sadece millete sapıklık yapar ardından laf atardım. Yani eskiden gayet korkulan sapık bir kızdım. Ama elbette ki bu bakire olmadığımı göstermez. Kimseyi yatağa atacak tipte bir sürtük değilim. Ah buyur şimdi de karşımda öpüşüyorlar. Pekala odama dönmek istiyorum. Keiko'yu gördüğüme sevindim ama bu kadarı da fazla kaçıyor. Hayır yani bir sevgilim olmadığını gözüme mi sokmaya çalışıyorlar? Meeh...

Shiki'nin ergen bir kız gibi gülmesinin ardından -ki bu en nefret ettiğim gülme şeklidir- yüzünün kırmızıya boyandığını görünce yüzümdeki sert ifade iyice garipleşti. Ah Tanrıçam. Umarım bir sevgilim olunca o da böyle olmaz. Zira hem öpüp hem de bundan utanan biri ile birlikte olmak istemem...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Kitagawa Keiko
Vampirler
Vampirler
avatar

Kayıt tarihi : 24/01/10

│Künye│
Güç Seviyesi:
100/100  (100/100)
Rütbesi:
Karakter Türü: Vampir

MesajKonu: Geri: Dogu Duvari   Çarş. Ocak 27, 2010 3:09 am

Shiki bu ani parlamasının ardından; ne diyeceğimi şaşırmış, ne yapacağımı bilemez olmuştum. Neden böyle bir tepki verdi ki şimdi? Oysa benim ikizime söylediğim tek şey kan şehvetini onunda yaşadığıydı, ve bu yüzden anlayış göstermesini istemekti.

"Keiko Chan yaptigimiz utanilacak veya yanlis birsey degil. Oyle birsey olsaydi yapmazdim emin ol! Tabulari yok sayma gibi bir huyum olmadigini bilmen gerekli. Kendimi kotu hissetmeme neden oluyorsunuz bunu size soyleyeyim. Kanini emdigim icin zaten kendimden nefret ediyorum ve simdi... Ahh!"


Shiki'nin çıkışmasıyla laflarım ağzıma tıkılmış, gözlerim irileşmiş ve dolmuştu. Yani, alo? Yıllardır görmediğim ikizi burada diyorum! Ve, bana patonluk taslamasından nefret ediyorum. Bir an gitmeyi düşündüğünü farkettim, gidebilirdi gerçi ama geri dönmek isteyince gururum aşkımın önüne geçecek ve kalbime koca br asma kilit vuracaktı. Neden sonra Shiki önümde eğilip benden af dileyince, kendimle bir iç savaş vermek zorunda kaldım. Pekalai direk gözlerine bakmazsam etkilenmem.. Sanırım...

"Keiko Chan... Az onceki kaba davranis ve sozlerim icin senden ozur dilerim. Seni kirmak istemiyorum... Sadece seni canimdan cok onemsedigim icin sacinin teline bile zarar gelmesini kendime... Argosuyla soyleyeyim; yediremiyorum. Beni anladigini umuyorum."

Dudaklarımdan çaldığı öpücüğe karşılık vermemeye uğraşırken, tepkisiz kalmaya direniyor,fakat yinede karşı koyamıyordum. Dudaklarını çektikten sonra o kıkırdayıp ardından da kırmızıya bürünürken, ikizim ve ondan tarafa bakmamaya çalışıyordum. Kollarımı göğsümün altında kavuştururken, gecenin gölgesiyle siyaha bürünmüş olan okula doğru bakıyordum. Baktıkça da, anılarım canlanıyordu... Bu okuldan ayrılışım, ikizimin burada yüksek rahibi oluşu ve ondan önceki herşey.. Shiki ile tanışmam, buradan önceki öğrencilik hayatım.. Bu kadar şeyi on yedi yıla sığdırabilmek ilginçti doğrusu.. Ah, daha doğrusu, ruhsal ve kişisel olarak bu kadar başarısızlığı nasıl on yedi yıla sığdırabilmiştim? İşte, asıl ilginç olan buydu sanırsam...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Senri Shiki
Vampirler
Vampirler
avatar

Kayıt tarihi : 24/01/10
Yaş : 26
Nerden : Tulsa

│Künye│
Güç Seviyesi:
100/100  (100/100)
Rütbesi:
Karakter Türü: Kırmızı Vampir

MesajKonu: Geri: Dogu Duvari   Çarş. Ocak 27, 2010 3:28 am

Kikirdamamin utancini ikiye katlayan neydi biliyor musunuz? Keiko ve Kyou'nun bu gulusten adeta nefret etmesi... Her seyi bildigini sanan ben Keiko'nun direnmekte oldugunu fark etmistim. Kikirdama nedenim aptalligimda. Yani alo? Ozur dilerken gozlerime bile bakmamisti ve onu operken dudaklarini kasmisti. Sinirimi disari vurmak istemistim ve yaptigim sey...

Uuu sinirlice kikirdadim!

Bravo bana. Oskar odulu almaliyim. Hey Oskar film odulu degil miydi? Ah Gece Evi'nde internet hatlarinin beni iten o korkunc mekanda olmasi sart miydi? Orasi tabiiki de kutuphaneydi... Yani uzun suredir internete bakamiyordum bile... Keiko'mun beni bu sekilde reddetmesi ve Kyou'nun ezici bakislarinin ustune gozlerim dolmustu...

Nyx'e Keiko'mun beni affetmesini saglamasi icin yalvarirken yere egilmis yesil cimen tabakasinin ustunde ellerimi gezdiriyordum. Toprakta tanidik bir koku vardi. Bu kokunun guzel oldugunu soylemiyorum... Sadece tanidikti. Gecen gun olanlari hatirlayinca elimi aninda cektim. Burada alayci kuzgunlardan birkaci gomuluydu...

Keiko'mun yuzune baktim ve gozlerindeki sicakliga ragmen maskesindeki soguklugu hissettim. Kyou'nun yuzune bakmayacaktim bile cunku her iddiasina girerim bana su anda "kikirdayan-Erebus'un-oglu-ha!" dercesine bakiyordu. Neden hersey bu kadar igneleyici olmak zorunda ki? Ah ama ben alisik olmaliyim. Eskiden bir suclu ve emo olan moron kim? Cok dogru:

Senri Shiki...

Gozlerimi devirdim ve ayaga kalktim. Ic dunyamdaki firtinami bolen sey dis dunyadaki firtinaydi. Kar ile karisik yagmur bir anda baslamisti ve Keiko'mu islatiyordu. Olamaz Keiko hastalanabilirdi! Hemen Keiko'yu kucagima aldim ve yagmurun gelemeyecegi bir konuma goturdum. Kyou'nun ne yaptigina bakacak halim yoktu... Gulumsemeye calisarak Keiko'nun gozlerine baktim ve

"Iyi misin? Cok yagmur yagiyor ve burasi seni cok korumaz. Eninde sonunda yagmur seni islatir ve dinc olmalisin. Hastalanman hic isine gelmez ve seni kotu hissettirir. Bu da dusmanlarinin seni acikta bulmasi demektir cunku sen kotu hissedersen otomatikman ben de kotu hissederim."

dedim. Yuzunun yumusamasini umuyordum ve bu sirada nefes almiyordum. Evet sacmaydi ama gerilmistim ve nefes bile alamayacak kadar heyecanliydim. Keiko'mun diyecegi seyi merak ediyordum. Umarim sozlerimin altindaki anlami dogru anlar yani ona zarar gelirse benimde incinecegim gercegini kabullenir.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Kyou Kitagawa
Vampirler
Vampirler
avatar

Kayıt tarihi : 24/01/10

MesajKonu: Geri: Dogu Duvari   Çarş. Ocak 27, 2010 3:49 am

Shiki'nin yüzündeki acı ifade yüreğimi burktu. Ah lanet olsun! En nefret ettiğim şeydir birilerine acımam. Ah lanet lanet lanet! Bana eski anılarımı hatırlatıyor ister istemez. Ve bu anılar da ürpermeme neden oluyor. Hele üstümde bu straplez abiye varken bu üşüme ile karışıyor. Ve sonuç ortada; titreyen bir yüksek rahibe. Alkış!

Gözlerimi Shiki'nin suratından alıp gökyüzüne çevirdim. Karabulutlar ne ara kapatmıştı dolunayımı?! Bana huzur veren nadir şeylerden biri o. Pef...
Elementim hava olsaydı dağıtırdım o bulutları. Hem de saniyenin zilyonda biri kadarlık bir anda bile düşünmeden.

Ahh ve soğuyan hava, beraberinde karla karışık yağmuru getirmişti. Keiko ve Shiki benim onları dürtüklememe gerek duymadan ıslanmayacakları bir
yere sığınmışlardı bile. Ben ise soğuğa aldırmadan kollarımı belimden bir karış mesafeyle açmış, gözlerimi kapatmış ve yüzümdeki sebepsiz gülümseme ile gökyüzüne kaldırmıştım başımı. Sular saçlarımın arasında
giriyor, yanaklarımı okşayıp çenemden aşağıya kayıyor ve içime giriyordu. Ah bir de soğuk olmasa tam güzel olacaktı. Ama ne yapalım? Her güzel şeyin bir pürüzü vardır...

Kıkırdıyorum nedensiz yere, yağmur suları beraberinde getirdiği tazeliğin kokusuyla hemen altımızda gömülü olan alaycı kuzgunların kokusunu götürürken. İçimden kahkahalara boğulmak gelirken sadece kararsız bir gülümseme belirmişti çehremde. Islak saçlarım belime doğru sarkıyor, uçlarından damlayan sularla ayaklarımın daha çok üşümesine neden oluyorlardı. Neyseki -çok sevdiğim, kahverengi, en üstü tüylerle bezeli, dizime kadar gelen- bu çizmeyi giymişim...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Kitagawa Keiko
Vampirler
Vampirler
avatar

Kayıt tarihi : 24/01/10

│Künye│
Güç Seviyesi:
100/100  (100/100)
Rütbesi:
Karakter Türü: Vampir

MesajKonu: Geri: Dogu Duvari   Çarş. Ocak 27, 2010 5:13 am

Dondurucu rüzgarın beraberinde getirdiği, tipiye dönüşmeye başlayan yağmurun kokusu kokusu bedenimi sarmalarken Shiki'nin beni kucaklamasıyla dağılmıştı. Meşe ağacının sık dalları arasına girerken yağmurun altında duran ikizime imrenerek bakıyordum, lâkin bende yerimden memnundum hani. Meşenin dalları fazla koruyamamıştı bizi. Bu sırada bende Shiki'ye 'Alo? Benim suyla ilgili bir gücüm var, unuttun mu?' der gibi bir bakış atarken kollarımı boynuna dolamıştım. Ah, tabii ki amacım düşmemekti! Yani, sanırım...


Yağmurun değmediği tek bir nokta bile kalmayınca, hala Shiki'nin kucağında olmama gerek yoktu belkide fakat başımı Shiki'nun göğsüne yaslamış, gözlerim kapalı sadece yağmuru ve Shiki'nin kalp atışlarını duyudordum[ikizimden ses çıkmaması tuhaf...>.>]. Yağmurun gelirken bana verdiği dinginlik ile ha net düşünebiiyordum en azından. Beynimdeki tüm uğultuların yerini alan, çatıdan akan oluk oluk su sesi, resmen tüm zihnime soğuk su çarpmış gibi hissememe neden oluyordu.


Neden sonra, Shiki beni kollarından indirdiğinde benim başım hala onun göğsündeydi. Zira çok uykum vardı ve biraz dinlenip yeterince kan depolamamın kimseye zararı olmazdı. Elbette suyun verdiği dinginlik ile daha iyiydim tabii ve ikizimi bırakmak istemiyordum. Ve açtım. Ah, bu sefer benimki kan açlığı değildi işte. Kan şehveti örneklerimde de verdiğim gibi koca bir sandviçe duyduğum açlıktı. Karnımın gurultularını duyurmayacak kadar hızlı düşüyordu toprağa. Her bir damlanın zilyonlarca su molekülüne ayrılma sesini duymak nasıldır bilir misiniz? Ah, hiç bir ses bu kadar yorucuyken aynı zamanda huzur veremez benim için...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Senri Shiki
Vampirler
Vampirler
avatar

Kayıt tarihi : 24/01/10
Yaş : 26
Nerden : Tulsa

│Künye│
Güç Seviyesi:
100/100  (100/100)
Rütbesi:
Karakter Türü: Kırmızı Vampir

MesajKonu: Geri: Dogu Duvari   Çarş. Ocak 27, 2010 11:50 am

Keiko'yu indirdigimde basi hala gogusume dayaliydi. Yagmur taneleri agacin dallarinda seyrelip ustumuze ve etrafimiza duserken kollarimi etrafina doladim. Kyou'nun bunu igrenc bulmayacagini dusunuyordum cunku onunda bir sevgilisi elbette olmus, var ya da olacakti. Keiko'nun karnindan yukselen gurultudan sonra Keiko'mun gozlerine baktim.

Acligi kan acligi degildi. Guzel bir tost veya bir hamburger ile giderebileceginiz turden bir aclikti. Keiko'mun elini tuttum ve

"Aciktigini bana soyleyebilirdin. Istedigin belli birsey var mi? Hemen senin icin yapayim. Hadi cekinmene gerek yok Kei. Kendine iyi bakmalisin yoksa bunca seyi kaldiramazsin. Yine soyluyorum sana birsey olursa ben yasayamam."

dedim. Son cumlemi soylerken gozlerimden asagiya yaslarin suzulmeye basladigini anladim. Inanamiyordum... Keiko'mun burnunu optum ve cevabini beklemeye koyuldum. Bu sirada Kyou'nun yagmurun altinda kollarini acmis durdugunu fark ettim. Straplez bir elbise ile bunu yapmamasi gerektigini dusunuyordum. Ustumdeki siyah deri ceketi cikarttim ve ona verdim...

Keiko'mu sadece islanmaktan koruyordum yoksa cok hastalanip hayata veda edecek degildi. Ayrica inanin ki o hayata veda ederse bende ederim... Yagmurun beni islatmasini istedigimi fark ettim ve tisortumu cikartip sadece bir kot ve converselerimle kaldim. Yapili ve kasli vucudumu islatmak icin mese agacinin altindan ciktim ve yere uzandim. Dusunmek istiyordum sadece...

Acaba Keiko'm beni bulmamis olsaydi nasil olurdu diye icimden gecirirken elimi yere surtup ciceklerin acmasini sagliyordum. Ah uykumu getiriyordu bunca yagmur ve cicek kokulari. Goz kapaklarimi kisa bir sureligine kapattim ve topragin sesini dinledim. Aslinda topragin sesinden cok ic sesimi dinliyordum ve duyduklarim beni rahatlatiyordu. Keiko'mun beni affedecegini duyar gibi oluyordum. Ya da bu sadece duymak istedigim seydi. Bildigim tek sey vardi o da:

Keiko'ya deliler gibi asiktim.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Kyou Kitagawa
Vampirler
Vampirler
avatar

Kayıt tarihi : 24/01/10

MesajKonu: Geri: Dogu Duvari   Çarş. Ocak 27, 2010 1:37 pm

Yüzümdeki gevrek gülümseme iyice suratıma yayılırken Shiki'nin yanıma geldiğini hissettim. Gözlerimi açıp başımı yana çevirince ceketini bana verdiğini fark ettim. Başımı normal seviyeye indirip tek kaşımı kaldırarak ona bakarken bir anda vücudumu yalayıp geçen soğuk hava ürpermeme ve istesem de istemesem de Shiki'nin ceketini almama neden oldu. Garip bir gülümseme eşliğinde ona teşekkür edip ceketini omuzlarıma alırken vücudumun hoş bir sıcaklıkla kaplandığını hissettim. Ve inanın bana, ateşi çağırmadım.

Pekala sanırım yağmurun tadını bu kadar çıkartmak yeter. Zira şu anda bacaklarım deli gibi üşüyor. Ah Tanrıçam! Bir an önce ateşin karşısına geçmek istiyorum. Evet, her yağmurdan sonra öğrendiğim ama hiç bir zaman ders almadığım gibi, soğuk bana göre değil. Gözlerimle Keiko'yu buldum ve yanına girip ona iyice sokuldum.

"Ah, ikizzz... Haavaa n-ne zzamannn bu kadarrr soğ-ğ-ğuduuğğğ??"


Sesimin -tıpkı vücudum gibi- delicesine titrediğinin, ve kendi dediklerimin bile yarısını anlamamış olduğumun farkındayım. Ama hey! Biz ikiziz. Bu da aramızda doğuştan gelen çok güçlü bir bağ demek. Hani derler ya zıt kutuplar birbirini çeker diye. O su ben ateş... Gerçi bizim bu -zannımca psişik olan, zira onun başının dertte olduğunu vs. hissedebiliyorum- bağımız, elemental güçlere sahip olmamızdan çok daha öncesine, taa 17 yıl öncesine dayanıyor. Ah Tanrıçam, konuyu nerelere saptırdım yine? Ehem, olay şu ki; aramızda doğuştan var olan bu bağ sayesinde belki benim ne demek istediğimi anlayabilir. Amaan her neyse. Benim dediklerimi benden daha iyi anlıyor o. Bunun örneğini defalarca yaşadık...

"İkkiizzzz! B-b-bennn iç-çeriyye git-tiyorumm-uğm..."
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Kitagawa Keiko
Vampirler
Vampirler
avatar

Kayıt tarihi : 24/01/10

│Künye│
Güç Seviyesi:
100/100  (100/100)
Rütbesi:
Karakter Türü: Vampir

MesajKonu: Geri: Dogu Duvari   Çarş. Ocak 27, 2010 5:40 pm

Shiki'nin acıktığımı anlayıp söylediklerinden sonra burnumun üstüne bir öpücük kondurması kendimi çocuk gibi hissettirmiş, biraz da yüzümün pembeleşmesine sebep olmuştu. Beni öpmesinden dolayı değil tabii, midemin açlık zillerini çalıp herkese duyurmasından dolayı.. Shiki kendi ceketini bir süre sonra tir tir titremeye başlayan Kyou'ya verirken; ben yere oturmuş, elbisemin ucundaki dantel işlemeli olan pileleriyle oynuyordum. Kyou'nun titremesi karşısında benim nasıl bu kadar sakin olduğumu mu merak ediyorsunuz? Ah; ateş elementine hükmedebilen birinin yağmurda veya azıcık soğukta böyle üşümesi çok normal, aynı benim fazla sıcağa gelememem gibi. Zira su ateşi söndürür, ateş ise suyu buharlaştırır. Böyle zıt elementlere sahip olmamıza aldanmayın, zir iki elementtende eşit miktarda bulunduğunda o kadar büyük bir uyum içinde oluyorlar ki! Dünyadaki tüm döngüler sanki bizim elementlerimizin üstünden gerçekleşiyormuş gibi hissediyorum.. Ateşin sıcaklığı, suyun ise soğuğuyla birleşerek tabii... Belkide bu yüzden birbirimizi en iyi anlıyor, olaylara beraber iken daha objektif ve etik bakabiliyorduk... Evet; birbirimizi iyi anlamak demişken, bunu en yakın örneği Kyou'nun zangır zangır titreyen çenesine hakim olmaya çalışırken sarfettiği cümleleri anlayabilmemdi..."Ah, ikizzz... Haavaa n-ne zzamannn bu kadarrr soğ-ğ-ğuduuğğğ??"


İki kelimeyi bir araya getirmeye çalışırkenki hali, benim gülümsememe ve ona sarılmama yetmişti. İkimizinde saçları yağmur sularıyla resmen yıkanmış gibiydi. Yerde biz bir süre otururken Shiki'de üstündeki t-shirt'ü çıkartmış, yağmuru ve elementi olan toprağı en iyi hissedebileceği bir yere uzanarak gözlerini kapayıp yemyeşil çimenleri okşarken ellerinin altında çiçeklerin bitmesini sağlıyordu. Yağmur [yani benim elementim olan su] tüm yeşilliğe [ yani Shiki'nin elementi olan toprağa] can vermiş, en harikulade renklerine bürünmesini sağlamıştı. Aramızda en huzursuz olan ateş, iyice korlaşmaya başlamadan ortamı terketmek için ayaklanmış, ve bana dönerek sözü devralmıştı..

"İkkiizzzz! B-b-bennn iç-çeriyye git-tiyorumm-uğm..."

Ve yine, onu en iyi anlayan ben olmuştum. Ortamı bozmaktansa yağmurun dşnmesini sağlayabilirdim ama bu doğal olaylara elleyerek hem dolmuş bulutların huzursuzlanmasına, hem de diğer varlıkların asıl hayat çeşmeleri olan suya duydukları ihtiyacı yok saymaya niyetim yoktu. Bunun yerine iri su damlacıklarının altında iyice büzüşen, ve ıslak bir kedi yavrusuna benzeyen ateşi içeri götürüp bir şöminenin karşısında oturtmak daha cazip gelmişti bana. Bağdaş kurarak oturduğum yerden kalktığımda, Shiki'ye de elimi uzattım kalkmasına yardımcı olmak için. Kendimi yüzyıl uyuduktan sonra tüm o yılların enerjisi ile kalkan bir prensesmiş gibi hissetmemin nedeni, uzun zamandır uğraştığım dertlerin sihirli bir güç tarafından süpürülmesi, ve hem Shiki hem de Kyou gibi harika iki insana sahip olmamdı. Şu anki Nyx'ten tek dileğim, sonuna kadar böyle gitmesi ve mutlu bir sonla hayata gözlerimi kapamaktı...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
Dogu Duvari
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 2 sayfasıSayfaya git : 1, 2  Sonraki

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Gece Evi Rpg :: Gece Evi :: Doğu Duvarı-
Buraya geçin: