Gece Evi Rpg

Gece Seni Seçti! Kaderin Gece Evi'nde Seni Bekliyor..
 
AnasayfaTakvimSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Dogu Duvari

Aşağa gitmek 
Sayfaya git : Önceki  1, 2
YazarMesaj
Senri Shiki
Vampirler
Vampirler
avatar

Kayıt tarihi : 24/01/10
Yaş : 26
Nerden : Tulsa

│Künye│
Güç Seviyesi:
100/100  (100/100)
Rütbesi:
Karakter Türü: Kırmızı Vampir

MesajKonu: Geri: Dogu Duvari   Çarş. Ocak 27, 2010 8:15 pm

Kyou'nun dislerini takirdatmasi topraga titresimler olarak yayilirken kulagima takirti sesleri geliyordu. Keiko'mun telepatik yetenegimizi kullanabilecegemiz kadar iyi bir bag ile bana bagli oldugunu umarak icimden:

"Kardesin donuyor Keiko. Ben birsey yaparsam abes kacar o nedenle sen simdi kalk ve sevgin ile onu isit."

diye gecirmem ile birlikte Keiko ayaga kalkti. Soguktan burnu neredeyse buz tutmus Kyou'ya sarildi ve koca bir sevgi yumagi olusturdular. Elimi tuttu ve kalkmama yardim etti. Ayaga kalkarken ne kadar sansli oldugumu dusunuyordum. Mukemmel bir sevgilim ve cok iyi bir dostum vardi. Ah Nyx sana bir sevgi yumagi borcluyum... Elimi gezdirdigim yere baktiklarinda sasirdilar cunku pembe ve kirmizi cicekleri kullanarak profesonelce golgelendirilmis bir kalp cizmis, icine de sari cicekler ile "Keiko'ya" yazmistim...

Bunu bir caylak gorse kesinlikle onu bu gece yataga atacagimi sanirdi ama oyle bir amacim yoktu... Zaten yeterince yorgunduk ve... Seyy... Immm... Kyou ile vakit gecirmek isterdi! Ikiz kizlarin arasina girersem beni makyaj malzemeleri ile parcalacaklarini dusundum ama kendimi tutamadim ve bir kolumu Kyou'nun oteki kolumu Keiko'mun omzuna atip gulumseyerek:

"Tipki eski gunlerdeki gibi. Hatirlasaniza... Kyou mudurun odasinda dolap edinse yeriydi ve Keiko sen... Yine mukemmeldin... Ben ise bir soygun cetesinin uyesiydim. Hey gidi gunler..."

dedim. Ikisi de gozlerini devirse de gozlerinde olusan sicacik ifadeyi benden saklayamamislardi ve hafiften siritmislardi. Okulun icine dogru ilerlerken gercekten cok usumustuk ve geride birsey unutmustum...

NO FEAR MARKA TISORTUMU!

Lanet olsun! O tisortu babam bu noel almisti ve cok seviyordum... Yine de geriye donmek yerine bu iki dostumun yaninda kalmayi tercih ettim ve Nyx'e tesekkurlerimi sundum.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Kyou Kitagawa
Vampirler
Vampirler
avatar

Kayıt tarihi : 24/01/10

MesajKonu: Geri: Dogu Duvari   Çarş. Ocak 27, 2010 8:37 pm

Pekala tamam, ceketini bana vermesi gayet ince bir davranıştı ve hoşuma gitmedi değil, ama küçük çocuklar gibi omuz omuza dolaşmak da ne oluyor?

"Tipki eski gunlerdeki gibi. Hatirlasaniza... Kyou mudurun odasinda dolap edinse yeriydi ve Keiko sen... Yine mukemmeldin... Ben ise bir soygun cetesinin uyesiydim. Hey gidi gunler..."

Söylemek istediğim o kocaman "Oha!"yı içime saklayarak sadece pis pis sırıttım. Elbette ki gözlerimi devirmeyi de ihmal etmemiştim. O günleri hâlâ hatırlıyorum. Shiki yine gizli gizli Keiko'yu izlerdi, göz göze gelince de ikisi birden kızarırlardı. Ben bunu fark edince elimin altında ne bulursam -kalın bir sözlük, henüz yeni doldurduğum uçlu kalem, eve kadar nasıl taşıyacağımı kara kara düşündüğüm okul çantam ve daha niceleri...- ona fırlatır bir kaç kez bağırdıktan sonra hiç bir şey olmamış gibi devam ederdim. Hey, ne var yani? Ne idüğü belirsiz bir çocuk kardeşimi dikizliyor, ve ben öylece bakıyorum. Yok ya?

Ki benim müdürün odasında kalıcı misafir olduğum zamanları da asla unutamam. Müdür yaptığım onca yaramazlıktan dolayı beni odasına çağırır, kızar, öğüt verir, ailemi aramakla tehdit eder -ki hiç aramaz-, sonra bir işi çıkıp gider ve bana odasından ayrılmamasını söyler. Ben bir kaç saat boyunca dersleri 'müdürün izniyle' ekerken ayaklarımı kare sehpanın üstüne uzatır, oradaki şeker kasesini kucağıma alıp müdür gelene kadar bitirirdim. Ahh ahh... Eski günler... Müdürün kel kafasında saçımı düzelttiğim günleri bile özledim! Eheheh... Süper matrak günlerdi cidden...

Shiki'nin ceketi ve kolu sağolsun çoktan ısınmaya başlamış, kapıdan içeri girerken de koşar adımlarla sıcacık odaya geçmiştim. Ben yüzümde rahatlamış, gevrek bir gülümseme ile kalorifere sevgi sözcükleri yağdırırken bizim çifte kumruları yalnız bırakmıştım. Eh, artık büyüdük değil mi? Shiki'ye sözlük fırlatmama gerek kalmadığını biliyorum. Ki bu da sözlüklerin benim için gerekliliğini ortadan kaldırıyor. Zaten asla kullanmadım. Evet, evet kötü bir öğrenciyim, her neyse...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Kitagawa Keiko
Vampirler
Vampirler
avatar

Kayıt tarihi : 24/01/10

│Künye│
Güç Seviyesi:
100/100  (100/100)
Rütbesi:
Karakter Türü: Vampir

MesajKonu: Geri: Dogu Duvari   Perş. Ocak 28, 2010 1:04 am

Shiki''nin benim için yaptığı çiçeklerden kalp yanlış anlaşılacak kadar şirin ve hoştu. Hah, birde çaylaklar bizi tanıdıktan sonrasını düşünemiyorum bile. Gerçi kimsenin görüşüne pek önemsemem, Kyou dışında. Evet, ona yanlış gelen bir şey her zaman yanlıştır ve sizin yüzde doksan dokuz doğrunuz, onun yüzde bir doğrusuna eş değerdedir... Peki, abarttığımı düşünebilirsiniz ama hiçte değil. Küçükken Shiki onun için yanlıştı ve bana tek bir bakışını bile yakalasa benim dışımdaki herşeyi ona fırlatıyordu. Ve Shiki o zamanlar bir çetenin üyesiydi. Herhalde birşey dememesinin sebebi ikizim olmasıydı, kim bilir...


"Tipki eski gunlerdeki gibi. Hatirlasaniza... Kyou mudurun odasinda dolap edinse yeriydi ve Keiko sen... Yine mukemmeldin... Ben ise bir soygun cetesinin uyesiydim. Hey gidi gunler..."


Shiki'nin diğer insanlar için bir baş belası olduğunu hatırladıkça inanamıyorum. İşaretlenmesinden bu yana oldukça değişmiş, Erebus'un oğullarının başına gelecek kadar güçlenmişti. Ve Kyou... Gücün sadece notlarla alakalı olmadığını benden çok daha önceden biliyordu. Okuldaki en uçarı kaçarı tiplerden biriydi. İşaretlendikten sonrada okulda eskisi gibi davranıp sonunda boynunu dişletmesinden korkuyordum ama öyle olmadı. Ondan öte, benden önce yüksek rahibeliğe atandı ve elementi olan ateş üzerindeki kontrolünü daha iyi sağlayabilmek için sürekli çalıştı. Bu süre zarfının bir kısmına bende şahit olmuştum, eski Kyou'nun yerine çalışan ve sorumluluklarını yerine getiren bir Kyou görmek herkesi mutlu etmişti. Sanırım özellikle Shiki ve beni. Herneyse, insan olduğumuz sürece ikisininde uçarı kaçarı olduğunu bilmek -ve o anları bizzat görmek- bazen bana kendimi bile sorgulatabiliyor. Zira bu kadar çabuk değişip asıl benliklerini bulmaları önceden onları tanıyan be hala görüştüğümüz herkeste olduğu gibi benim içinde kafa karıştırıcıydı. Tanrım; şöyle bir düşünüyorumda, insan ırkı -özellikle geldiğimiz yerdeki insanlar/müdürler- cidden onlardan kurtulduklarına seviniyor olmalılardı! Peki, yeni hallerini görme şansları hiç olmuş muydu? Pek sanmıyorum, büyük ihtimalle hala onlardan kurtuldukları
için Tanrı'larına şükrediyorlardır...


Onların aksine ben başarının yolunun çalışmaktan geçtiği gibi zımbırtılarla beynimin ütülenmesine izin vererek büyümüştüm. Bunu Kyou'da başaramasalarda ben her zaman 'biricik' ailemin küçük ineği/buzağısı olmaktan memnuniyet duymuştum. Okulda ise benim ve Kyou'nun ikiz olduğuna inanmakta ne kadar güçlük çektiklerini daha dünmüş gibi hatırlıyorum... Gerektiği yerde konuşmasını bilen biriydim fakat hiç bir zaman fazla laubali veya müdürlerin sinir olduğu tiplerden biri olmamıştım. Biliyorum, biliyorum... Genelde böyle tipleri pek takmazlar ama Shiki'nin sevgisi ve Kyou'nun koruyuculuğu/şefkati ile hiçbir zaman bana ters bir hareket yapan olmamıştı. Çünkü eğer yaparlarsa, kafalarının kırılacağını biliyorlardı..

Kyou'nun içeri girer girmez Shiki'nin kolları arasından sıyrılıp kaloriferle seviyeli bir ilişki içine girerken, Shiki ile beni ardında bırakmıştı. Pekala, bazen ben bile ikizimin anında fikir değiştirmesini anlayamıyorum... Bunu yapmasından şikayetçi falan değilim elbet fakat daha az önce nefret edilesi bakışlarıyla baktığı Shiki'yi ardında bırakarak gitmesi, ikimizide şaşırtmıştı. Şimdi Shiki'nin kollarının arasında tek ben vardım. Islak tenine yaslandığımda bir nebze bile rahatsızlık duymadım[lütfen, hepimiz yağmurun altında kaldık, değil mi? Neden Kyou deli gibi kalorifere yapıştı sanıyorsunuz?!]. Çoktan yat borusu çalınmış olmasaydı üçümüzü böyle gören bir çaylağın tepkisinini merak ediyordum doğrusu. Gerçi, eminim buna uymayıp odalar arasında gidip gelenlerde vardı, tıpkı bizim çaylaklık dönemlerimizdeki gibi.. Fakat bu biz vampirler için pek sorun teşkil etmiyordu. Zira bu katı kuralların altında bir esneklik payıda vardı. Ahh, herneyse.. Bunları düşünerek şu anı bozmaya hiç mi hiç niyetim yok.. Lanet olsun, Kyou işini gerçekten iyi biliyor... Zira fazla iyi bir öğrenci olmak, ileride insanın başına bela olabiliyor, tıpkı benim gibi...


Out: Nereye yazacağımı bilemediğim için buradan devam ettim. Ah, herneyse.. Siz artık nereden devam edeceksek oraya yazıverin^^;...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Senri Shiki
Vampirler
Vampirler
avatar

Kayıt tarihi : 24/01/10
Yaş : 26
Nerden : Tulsa

│Künye│
Güç Seviyesi:
100/100  (100/100)
Rütbesi:
Karakter Türü: Kırmızı Vampir

MesajKonu: Geri: Dogu Duvari   Perş. Ocak 28, 2010 10:45 am

out: burdan devam etmeli diye dusunuyorum... Kyou'ya soralim.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
Dogu Duvari
Sayfa başına dön 
2 sayfadaki 2 sayfasıSayfaya git : Önceki  1, 2

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Gece Evi Rpg :: Gece Evi :: Doğu Duvarı-
Buraya geçin: